Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cenazesi Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulunan Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in otopsi işlemleri gece geç saatlerde tamamlandı.

Van Adli Tıp Kurumu'nda yaklaşık 8 saat süren otopsi sonucunda, Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, kızını kıyafetlerinden teşhis etti, çünkü yüzü tanınmaz hale gelmişti.

100’den fazla numune alındı

Otopsi sırasında Kabaiş’in bedeninden alınan 100'den fazla numunenin bir kısmının Van Adli Tıp Kurumu'nda, diğer kısmının ise İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda inceleneceği bildirildi.

Ön otopsi raporuna göre, cesedin uzun süre suda kalması nedeniyle erime ve sabunlaşma oluştu, bu da yüzünün tanınmasını zorlaştırdı.

Darp izlerine rastlandı

Rapor, Rojin Kabaiş'in sırtında ve dizinin arkasında darp izleri bulunduğunu ortaya koydu. Ancak bu izlerin su altında mı yoksa karada mı oluştuğu, detaylı incelemeler sonucunda netlik kazanacak.

Ayrıca raporda, Rojin Kabaiş'in ölüm sebebinin "boğulma" olarak kayıtlara geçtiği bilgisi edinildi.

Baba Nizamettin Kabaiş: Çocuğumun başına birileri bir şey getirmiş mutlaka

Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının öldürülmüş olabileceğini öne sürdü. Kabaiş, şu ifadeleri kullandı:

"Rojin bir gece boyunca yurda dönmedi, ertesi gün saat 12’ye çeyrek kala beni aradılar. 'Çocuğun gelmemiş' dediler. Ben nasıl bilebilirim çocuğumun gelip gelmediğini? Orada tel örgü, kamera, ışık yoktu. Kızım, ‘Biraz çakıl taşı toplayacağım’ demiş. Benim tahminim, orada serseriler görüp ona zarar verdiler. İnşallah bunu yapanları en kısa zamanda bulur ve en ağır cezayı, hatta idam cezasını verirler. Küçücük, zararsız Rojin’den ne istediler? Rojin’in kime ne zararı vardı ki neden bunu yaptılar?

Rojin, gece tek başına 24 kilometre uzaklığa gitmez. Ben orayı görmedim ama yurdun yanındaki göl derin değil. Orada boğulma tehlikesi yoktu. Dalgıçlar 50 kilometre ileri gidiyor, su sadece bir karış derinliğinde. Çocuğuma birileri mutlaka zarar vermiş. Tek başına oraya gitmezdi. Suda olsa bile oraya kadar gidemezdi. Bu bir vahşettir, birileri yapmıştır. Devletten bu vahşeti ortaya çıkarıp yapanları bulmalarını istiyorum. Cezaları idam olsun, bir daha Rojinler gitmesin. Acılara son verelim. Çocuklardan, kadınlardan ne istiyorlar?”

Ne olmuştu?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül’de kaldığı yurtta akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıktı. Geri dönmeyince arkadaşları, 28 Eylül saat 12.00 civarında polise haber verdi. Rojin’in, 27 Eylül saat 18.30 civarında Van Gölü sahiline çakıl taşı toplamaya gideceğini söylediği, ancak birlikte gitmeyi teklif ettiği arkadaşının bu teklifi kabul etmediği öğrenildi. 28 Eylül'de Van Gölü sahilinde Rojin’e ait cep telefonu, kulaklık, kek ve su bulundu. Telefon inceleme için polise teslim edildi. Annesine telefonla markete gidip kahve, su ve kek alacağını söyleyen Rojin için polis, jandarma, Sahil Güvenlik, AFAD ve Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri arama çalışması başlattı.

Arama çalışmalarının 18. gününde, Rojin Kabaiş'in cansız bedeni Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi sahilinden yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Tuşba ilçesine bağlı, özellikle yazlıkların bulunduğu Mollakasım Mahallesi’nde, bahçe sulamaya gelen 60 yaşındaki Mehmet Emin Ankay tarafından bulundu. İnşaat işleri ile uğraşan Ankay, sahile yakın bir arkadaşıyla yazlıkta bulunduğu sırada sahildeki karaltıyı fark ettiğini söyledi. Yaklaştığında ceset olduğunu anlayınca hemen jandarmaya haber verdiğini belirten Ankay, "Saat 14.10 sıralarıydı. Karaltıyı fark ettim. Yaklaştığımda ceset olduğunu anlayınca hemen yetkilileri aradım" dedi.