Bu cümleyi kuran bir kişi, modern Türkçeyle üçgenin alan formülünden bahsetmektedir.

Osmanlıca terimlerin yoğun olduğu bu ifadeyi günümüz geometrisine şu şekilde tercüme edebiliriz:

  • Müselles: Üçgen

  • Mesâha-i sathiyye: Yüzey ölçümü (Alan)

  • Kaide: Taban

  • İrtifa: Yükseklik

  • Hâsıl-i zarb: Çarpım sonucu

  • Nisf: Yarısı

  • Müsavi: Eşit

Cümlenin tam çevirisi şudur:

"Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir."

Matematiksel Formül
 

Bu ifade, hepimizin okul yıllarından bildiği şu temel formülü tanımlar:

Alan = Taban x Yükseklik/2
 

Tarihsel Not: Atatürk ve Geometri
 

Bu terimler, 1937 yılına kadar eğitim sisteminde aktif olarak kullanılıyordu. Mustafa Kemal Atatürk, yazdığı "Geometri" kitabı ile bu zor anlaşılan Arapça ve Farsça kökenli terimlerin yerine; üçgen, alan, taban, yükseklik, çarpım, bölü gibi bugün hala kullandığımız Türkçe terimleri bizzat türeterek eğitim dilini sadeleştirmiştir.